Sülforafan ve Kanser

Sülforafan ve Kanser 

 

Günümüzde yanlış beslenmenin , kansere sebep olabildiği gibi; doğru beslenme örüntüsünün, antikanser özellikler göstererek kansere karşı koruyucu, kanser riskini azaltıcı bir faktör olduğu bilimsel bir gerçek olarak bilinmektedir. Özellikle Amerikan Kanser Enstitüsü diyetle alınan sebze ve meyvelerin önemini, 5-9 porsiyon günlük alım miktarıyla vurgular. Sebzeler ve meyveler kanser karşıtı maddelerin doğal kaynağıdırlar. 

Bu konuda öne çıkan sebze gruplarından birisi de krusifer grubu sebzelerdir. Brokoli, karnabahar, beyaz lahana, kara lahana, brüksel lahanası ve turp bu grupta yer alan sebzelerdendir. Eski zamanlardan beri bu sebzelerin faydaları bilinmiş ve tedavi edici olarak halk sağlığında kullanılmıştır. Bulunan eski belgelerde, ezilmiş lahana yaprağının ‘göğüsteki kanserli ülser’i iyileştireceği yönünde notlar bulunmuştur.

Krusifer grubu sebzeler, kansere çok daha etkili ve güçlü bir şekilde koruyuculuk sağlar. Bunu bünyesindeki biyoaktif maddeler sayesinde gerçekleştirmektedir. Bu biyoaktif maddelerden en bilineni, glukozinolatlardır. Bu bileşikler , krusifer grubu sebzelerdeki acı ve keskin tadın sebebidir ve bitkiye zarar veren durumlarda salınırlar.  Bitkinin kendisinde ya da insan barsak mikroflorasında bulunan mirosinaz enzimiyle hidrolize olmadığı sürece bu bileşik kanserden koruyucu özellik göstermez. Hidroliz sonucu izotiyosiyanat ya da indol-3 karbinollere dönüşerek etki gösterirler ki en bilinen izotiyosiyanatlardan biri sülforafandır. Sülforafanın ön maddesi ise glukorafanindir. Glukorafanin içeriği en yüksek krusifer grubu sebze olarak brokoli ve brokoli filizleri belirlenmiştir. Bu sebeple çalışmalar en çok brokoli üzerinden yapılmıştır.

Brokoli ve brokoli filizlerinden elde edilen doğal bileşik olan sülforafanın antikanser aktivitesine sahip olduğu, günümüze kadar yapılmış olan pek çok farklı çalışmayla kanıtlanmıştır. Sülforafanın, hücreleri tam olarak kansere dönüşmeden baskılayarak kanseri başlangıçta önleyebildiği veya kanser başladığında apoptozu uyararak, hücre döngüsünü durdurarak ilerlemenin önüne geçebildiği görülmüştür. Bazı çalışamalar, brokoliden zengin bir diyetin bazı kanser türlerinde riski azaltabileceğini göstermiştir.Bu özelliğinden dolayı mide, kolorektum, akciğer, prostat, meme, mesane ,endometriyum ve cilt kanseri için koruyucu ve risk azaltıcı bir diyet faktörü olarak değerlendirilmektedir.

Mevcut kemoterapi ve radyoterapi tedavileriyle kök hücre popülasyonunun baskılanması sağlanamamaktadır.  Ancak yapılan invivo ve invitro çalışmalarda sülforafanın meme kanseri kök hücrelerini inhibe etmesi durumu, kansere karşı koruyucu özelliğinin kanıtlanmasında brokoli ve brokoli filizi ekstratlarının güçlülüğünü arttırmaktadır. Yine yapılan çalışmalar, premenapozal dönemdeki kadınlarda brokoli tüketilmesinin meme kanseri riskini azalttığıyla sonuçlanmıştır.

Epidemiyolojik çalışmalar sonucunda diyetle krusifer grubu sebze alımının, Batı dünyasında erkeklerde kansere bağlı ölümlerde ikinci sırayı alan prostat kanserinin riskini azalttığıyla da ilgili çalışmalar mevcuttur. Sülforafan ile zenginleştirilmiş bir diyet, prostat kanserine karşı koruyucu bir potansiyel olarak görülmüştür. Bu bilgiyi 2000 yılında Kolonel ve arkadaşlarının 3237 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği vaka kontrol çalışması desteklemektedir. Bu çalışmada yüksek ve düşük kalitede krusifer grubu sebzelerden tüketenlerde prostat kanseri riskinde %39 azalma görüldüğü kaydedilmiştir.

2007 yılında 6 vaka kontrol çalışmasını değerlendiren Dünya Kanser Araştırma Fonu/ Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü, haftada 4 porsiyondan fazla krusifer grubu sebze tüketiminin, pankreas riskini %50 azaltabileceğini öne sürmektedir. Yine yapılan deneylerde  sülforafanın, pankreas hücrelerinde tümör büyümesini inhibe ettiği kaydedilmiştir.

Yapılan bilimsel tavsiyeler krusifer grubu sebzelerin sık sık tüketilmesinin yanında renkli birçok sebze ve meyvenin tüketilmesinin ve güneşe yeterli sure maruz kalmanın kanser riskini azaltabileceği ve hastanın ömrünü arttırabileceği yönünde olmuştur. Glukozinolatlardan en iyi şekilde verim sağlamak ve kayıpları en aza indirebilmek için sebzelerin tazeyken tüketilmesi ve haşlama ya da uzun pişirme yöntemleri yerine buharda pişirme ya da mikrodalgada pişirme yöntemleri uygulanması tavsiye edilmektedir. Ayrıca krusifer grubu sebzelerin barsak mikrobiyotasını olumlu yönde etkileyen yoğurt kefir gibi probiyotik kaynaklarla birlikte tüketilmesi mirosinaz enziminin aktifliği açısından olumlu etki yapabileceği düşünülmüştür.

Sonuç olarak değerlendiğinde krusifer grubu sebzelerin kanser karşıtı özelliğinin olabileceği, kanserin başlamasında ya da gelişmesinde olumlu etkilerinin olabileceği düşünülmektedir.. Fakat bu tek tip beslenme anlamına gelmemelidir. Beslenmemizde bütün makro ve mikro besin öğelerinden yeterli kadar bulunmalıdır. Bu hem sağlığımızın korunmasında ve geliştirilmesinde hem de kanser riskini azaltmada önemli bir faktördür.

 

KAYNAKÇA

 

 

  1. Amjad, A. I., Parikh, R. A., Appleman, L. J., Hahm, E.-R., Singh, K., & Singh, S. V. (2015). Broccoli-Derived Sulforaphane and Chemoprevention of Prostate Cancer: From Bench to Bedside. Curr Pharmacol Rep , 382-390.
  2. Atwell, L. L., Beaver, L. M., Shannon, J., Williams, D. E., Dashwood, R. H., & Ho, E. (2015). Epigenetic Regulation by Sulforaphane: Opportunities for Breast and Prostate Canser Chemopreventon. Curr Pharmacol Rep , 102-111.
  3. Çelik, F., & Köksal, G. (2013). Kanser ve Sülforafan. Beslenme ve Diyet Dergisi , 266-273.
  4. Farag, M. A., & Motaal, A. A. (2010). Sulforaphane composition, cytotoxic and antioxidant activity of crucifer vegetables. Journal of Advanced Research , 65-70.
  5. Herr, I., Lozanovski, V., Houben, P., Schemmer, P., & Büchler, M. H. (2013). Sulforaphane and related mustard oils in focus of cancer prevention and therapy. Wien Med Wochenschr , 80-88.
  6. Li, Y., Zhang, T., Korkaya, H., Liu, S., Lee, H.-F., Newman, B., et al. (2010). Sulforaphane, a Dietary Component of Broccoli/Broccoli Sprouts, Inhibits Breast Cancer Stem Cells. Clinical Canser Research , 2580-2590.

Dyt. Burcu KARA
Telif Hakkı © 2019 Diyetisyen Burcu Kara
Tüm Hakları Saklıdır.