Hipertansiyon ve Beslenme

Kabaca kanın damarlarda dolaşırken uyguladığı basınca tansiyon diyoruz ve bu kan basıncının sürekli olarak yükselmesi de hipertansiyon oluyor. Erişkin bir bireyin istirahat halindeki normal kan basıncı en yüksek 120/80 mmHg iken hipertansiyon hastalarında 140/90 mmHg ve üzerinde seyretmektedir.

•Hipertansiyon, dünya çapında erken ölümün önemli nedenleri arasında yer almaktadır.

•Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya çapında yaklaşık 1,13 milyar insan hipertansiyon hastası. Ve yine bu verilere göre 2015 yılında 4 erkekten 1'i ve 5 kadından 1'inde hipertansiyon tanısı vardı. 

•Hipertansiyonun ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini belirtmekte fayda var; kalp, böbrek ve beyin gibi organları önemli ölçüde etkileyerek ölüme bile yol açabiliyor. Kalp krizi geçirme riskini arttırması, felce sebep olması, kalbin büyümesine neden olması, böbrek yetmezliğine sebebiyet vermesi ve atardamarların tıkanmasına yol açmasını hipertansiyonun olası etkileri olarak sıralayabiliriz.

 

Nedenleri ve Risk Faktörlerini sıralamak gerekirse; 

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre değiştirilebilir risk faktörleri arasında aşırı tuz tüketimi ve doymuş-trans yağlarca yüksek bir diyet alışkanlığı, meyve ve sebzelerce fakir bir diyet, fiziksel aktivite düşüklüğü/olmayışı, sigara ve alkol tüketimi, aşırı kilolu veya obez olmak bulunmaktadır. 

Değiştirilemez risk faktörleri arasında ise ailede hipertansiyon öyküsü bulunması, 65 yaş üstü diyabet ve böbrek hastalığı olan bireyler olarak sıralanmıştır.

Yine nedenleri arasına stres, ileri yaş, gebelik ve bazı kullanılan ilaçlar eklenebilir. 

Türk Kardiyoloji Derneği'nin yayınladığı kılavuza göre Hipertansiyonun Primer Önlenmesi adlı 5 yıllık çalışmada zayıflama, tuz ve alkol alımını azaltma, beden hareketlerini arttırma gibi bir girişimin, izleme döneminde, kontrol grubuna oranla ortalama kan basıncını 1-2 mmHg ve hipertansiyon prevelansını .2'den %8.8'e düşürdüğü görülmüştür. 

Tıbbi Beslenme Tedavisi

Hipertansiyon hastalarında farmakolojik tedavinin yanında mutlaka ve mutlaka yaşam tarzı değişikliği de önerilmekte. Yani fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, sınırlandırılmış alkol tüketimi ve sigaranın bırakılması olarak toparlayabiliriz. 

Hipertansiyon direkt olarak ilk akla gelen tuzu hayatınızdan çıkarmak olsa da diğer önemli önerilerin de var olduğunu söylemek isterim. O yüzden de hipertansiyon için gerekli sağlıklı beslenme önerilerini aşağıya sıralamaya başlıyorum.

 

•İlk olarak tabii ki de beden kitle indeksinin sağlıklı aralıklarda tutulması gerekiyor. Bunun için de gerekiyorsa diyetisyen eşliğinde kalori kısıtlamasıyla kilo kaybı sağlanmalı

•Sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeninin yanında düzenli fiziksel aktivite de önem taşıyor

•Sodyum içeriğinden dolayı tuz kısıtlaması yapılmasının sağlanabilmesi için, yemeklere ilave tuz konmaması, sofrada tuz bulundurulmaması, gerekirse tuzsuz ekmek tercih edilmesi gibi uygulamalar yapılabilir. Tuz tüketimi için önerilen miktar 5 gram kadardır.

•Tuz kısıtlaması olduğu için lezzet verici olarak uygun baharatlar tercih edilebilir.

•Kırmızı etin tüketimini sınırlandırmak özellikle haftada iki kez balık, tavuk, hindi gibi tercihlere yönelmek yine doğru bir tercih olacaktır

•Yeşil yapraklı sebzelerin ve çeşit çeşit meyvelerin beslenmenizde bulunması gerektiğinin de altını çizmek gerek(greyfurt tansiyon ilaçlarıyla da etkileşime geçiyor dikkat) 

•Doymuş yağı sınırlandırmak gerektiğini de unutmayalım, tereyağ, iç yağ, kuyruk yağ, margarin mümkünse kullanılmamalı.

•Paketlenmiş tuz, yağ içeriği yüksek besinlerden uzak durulmalı 

•Salamura, konserve, tuzlu peynir, tuzlu zeytin, tuzlu kuruyemişler, hazır et suyu, hazır çorbalar, cips, ketçap, mayonez, jambon, salam, şarküteri ürünleri de bolllll miktarda tuz içeriyor.

•Basit şeker tüketimini sınırlandırmak, lifli besin tüketimini de arttırmak şart(tam tahıllı besinler, kurubaklagiller, sebze-meyve). 

•Alkol tüketiminin de sınırlanması gerektiğini söyleyerek önerileri sonlandıralım.

 

Obezite& Hipertansiyon İlişkisi

 

Hipertansif hastaların 1/3-2/3'ü obezken, obez bireylerde de hipertansiyon görülme sıklığının 3 kat arttığı belirtilmekte. Obezitede hipertansiyon görülme birlikteliği farklı mekanizmalara ve görüşlere dayandırılsa da insülin reseptörlerinin azalmasına bağlı gelişen insülin direnci, obez bireylerde görülen kronik stres, böbreklerdeki yapısal değişiklikler, damarlarda yapısal ve işlevsel bozukluklar meydana gelmesi gibi durumların biri ya da hepsi birden temelde sağlıklı kilo kaybının sağlanmasıyla minimuma indirileceği görüşü hakim.

Kilo kaybıyla normotansif ve hipertansif bireylerde kan basıncı, insülin direnci, kardiyak debi gibi değerler azalırken, endotel fonksiyonlarda da iyileşme gözlemlenir. %5-10 kilo kaybının sağlanmasıyla birlikte kan basıncı, trigliserit ve LDL kolesterol seviyeleri düşmeye başlar. Yapılan bir çalışmada diyet ve alkol kısıtlamasının diüretik ve beta blokerlere göre etkisinin 2 kat fazla olduğu bulunmuştur. 

Toparlamak gerekirse obeziteye uygun tıbbi beslenme tedavisi ve yaşam tarzı değişikliğinin sağlanmasıyla daha kontrollü bir tansiyon ve vücut fonksiyonları, kan değerlerinin sağlanması elbette mümkün. 

 

Sağlıkla kalın!


Dyt. Burcu KARA
Telif Hakkı © 2019 Diyetisyen Burcu Kara
Tüm Hakları Saklıdır.