Anne& Çocuk Beslenme Stratejilerine Bakış

Çocuklukta Duygusal Yeme

İlk olarak duygusal yemeye değinmek istiyorum.Çünkü bu durum çocukluktaki beslenme davranışlarından ve eğitilme şeklinden geliyor olabilir.

Duygusal yemeyi fiziksel olarak aç olunmadığı halde rahatsız eden bir duygu veya durumla baş edebilmek için yemek yemeyi kullanmak olarak tanımlayabiliriz kabaca.

Yapılan araştırmalar, duygusal yemenin küçüklükte ortaya çıkmaya başladığını gösteriyor. Çocukları duygusal yemeye teşvik eden faktörler arasında genetik faktörlere ek olarak ebeveynlerin çocuklarına sundukları beslenme stratejilerindeki rolü vurgulanmakta.

Eski çalışmalar ebeveynlerin beslenme tarzlarının çocuğun besin alımı ve kilosu üzerine etkisine odaklanırken, şimdilerde çocukların beslenme alışkanlıkları üzerine de etkisi olduğu görülüyor.

Ebeveynler tarafından besinin çocuğa ödül olarak sunulması, besin kısıtlaması çocukta duygusal yeme davranışını arttıran faktörler olarak bulunmuştur.

482 anne ve çocuğu üzerine yapılmış kesitsel çalışmanın sonucuna göre ebeveynlere, çocuklarında daha az duygusal yeme davranışı gelişmesi adına önerilen;

 

•Yiyeceği kısıtlama

•Çocuğun besin alımında kendi kontrolünü sağlamasına izin ver

•Çocuğu besin alımında daha fazla izle

Tavsiyeleri yer almaktadır

Çocuğun kilosu açısından bakıldığında ödül, kısıtlama, baskı, çocuğun besin alımında kendi kontrolünün belirleyici olduğu söz konusudur.

Yine bu konularda sağlık çalışanlarının ve ebeveynlerin eğitilmesi, ebeveynlerin beslenme stratejilerinde duyarlılıklarının artmasını sağlayacağı makalede altı çizilmiş bence en önemli nokta.

Yani buradan da anlıyoruz ki cocuklara beslenme alışkanlığı kazandırırken izlenecek olan stratejiler oldukça önemli, gelenekselcilikten ziyade bilime dönük, kanıta dayalı adımlarla ilerlemek oldukça faydalı. Topluma bu bilinci vermek yine biz sağlık çalışanlarının görevi.

 

Beslenme Stratejileri

Bu konu oldukça hassas ve ‘ebeveyn beslenme eğitimi’ gerekli.

Ebeveynlerin cocuklarına beslenme alıskanlığı kazandırırkenki tutumları, bir önceki başlıkta da bahsettiğim duygusal yeme yanında, yeme bozukluklarının gelişmesi, düşük benlik saygısı gibi durumların da ileride gelişmesine sebep olabiliyor.

Bebeklerin ek besine başladıkları dönemde ve aslında sonrasında cocuk beslenmesinde de en yaygın görülen yaklaşımlar ’zorla yedirme’ ve ‘çocuğum doymuyor telaşı’ ikilisi.

Annenin yemeği bir şekilde yedirmek adına denemediği kalmıyor:

Kaşık uçak oluyor, bebeğin sevdiği besin gösterilerek ağzını açması sağlanıp, arkadan başka bir şey adeta ‘tıkıştırılıyor’. Arkandan ağlar denip o son kaşık illa bitsin isteniyor.

Düşünülmesi gereken:

•Karşımızdaki çocuğumuz da/ bebeğimiz de olsa bir BİREY

•Açlığını ve tokluğunu bizden bile iyi yönetebilme yeteneğine sahip

•Mide kapasitesi bizimkiyle bir değil, doymuş olabilir:)

 

Yani bebeğinizin kararlarına saygı göstermeyi ve güvenmeyi deneyebilirsiniz. Bebeğiniz gercekten doymuş olabilir ve bazı besinlerin tadını ilk etapta beğenmeyebilir, tercih hakkı var :) Tabi bu noktada farklı stratejiler devreye girebilir, sevmediği besinleri farklı formatta pişirmek ya da sevdiği besinlerle birlestirmek gibi.

 

Her yiyecek deneyiminin, besinle ortaya çıkan haz ve besin alımının kontrolünde yer alan beyin bağlantılarının şekillenmesinde oldukça etkisi olduğunu düşünülüyor. O yüzden de uygun olmayan beslenme stratejileri, bebekte veya cocukta yeni besinleri deneme korkusu dediğimiz neofobiye, yeme davranıs bozukluğuna sebebiyet verebilir.

Bir kaşık annen için, hadi bir kaşık da baban için söylemleri, duygusal şiddete yol açarken, yemekten sonra çikolata ödülü duygusal yeme ve besin etiketleme, yersen/yemezsen parka gideriz/gitmeyiz yine bir ödül ceza, bunu bulamayanlar var yaklaşımı suçluluk duygusunun gelişmesi, burnunu tıkayarak yedirmeye calısma yeme bozukluğu gelişmesi gibi pekcok problemi-bozukluğu beraberinde getiriyor

Bu anlamda yukarıda da bahsettiğim gibi cocuğumuzun aclık-tokluk sinyallerine güvenerek, bebeğin kendi deneyimlerinin olusmasına, besinleri önüne koyup tadına bakmasına da katkı sağlayarak daha doğru bir beslenme alışkanlığına sahip olmasını sağlayabiliriz.

 

Beslenme Stratejileri-2

Ek besin dönemine değinecek olursak, bu dönem bebeğin yeni besinleri keşfettiği ve tadına baktığı bir dönem.

Bebeğin neyi, ne zaman nerede yiyeceğine ebeveyn veya bakım veren kişi karar verirken, NE KADAR yiyeceğine bebek ilerleyen dönemlerde de çocuğun kendisi karar verebilmeli, yani buna müsade edilmelidir. Önceki postumda da belirttiğim gibi çocuğa güvenmek gerek:) Çünkü hatırlarsanız, bebeğiniz/çocuğunuz açlık-tokluk sinyallerini gayet güzel yönetebiliyordu.

Bebekler/çocukların rol modeli olunduğu aslında en çok atlanan kısım. Her konuda olduğu gibi besin tercihlerimizi ve sofradaki yeme davranışımızı da çocuklarımız taklit eder. Yemediğimiz, sevmediğimiz şeyleri çocuklarımızın yanında dillendirmemek, yemesini istediğimiz bir besini onun karşısında onunla beraber yemek gibi yaklaşımlar, besin seçme ve reddetme risklerini en aza indirecektir :)

•Çocuk yemeği reddettiği takdirde ANLAYIŞ GÖSTERMEK yine kritik noktalardan. Zorla yedirmeye çalışmak bir neofobi sebebi olabilir çünkü.

•Ödül-ceza sisteminin kullanılmaması gerektiğini tekrar hatırlatırken değinmek istediğim diğer kısım çocuklarınıza tv-tablet gibi uyaranlar eşliğinde yemek yedirmeye çalışmamanız.

•Sofraya, yemek saatinde hep birlikte oturmayı,

•Çocuğunuzla mutfakta vakit geçirmeyi

•Besinlerin basitce vücudumuza yararlarından bahsetmeyi

•Ne pişireceğinize birlikte karar vermeyi deneyebilirsiniz.

Bunlar hem sağlıklı iletişim hem de sağlıklı yeme davranışının temellerini oluşturuyor aslında.

 

Annenin beslenme zamanı esnasındaki sakinlik derecesi, çocuğun da o derece yemekten keyif almasını sağlayacak unsurlardan.

Yapılan bir çalışmaya göre annenin sürekli tartılması, kilo ve dış görünüşle ilgili konuşması, çocuğun anneyi tartılırken görmesi gibi durumlar özellikle kız çocuklarında düşük öz değere neden olarak gösterilmiş.

 

Şimdilik bu kadar:)Umarım faydalı olur. Sorularınız için mail atabilirsiniz.

Sağlıkla…


Dyt. Burcu KARA
Telif Hakkı © 2019 Diyetisyen Burcu Kara
Tüm Hakları Saklıdır.